+90 216 606 55 00

Yaş Düzeltme (Yaş Büyütme -Yaş Küçültme) Davası

İÇERİK BAŞLIKLARI

1. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASI NEDİR
2. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASININ ŞARTLARI
3. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME
4. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASI TARAFLARI
5. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASINDA KANUN YOLLARI
6. ÇOCUĞUN YAŞ DEĞİŞTİRME DAVASI
7. İKİNCİ KEZ YAŞ DEĞİŞTİRME DAVASI
8. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASININ ASKERLİĞE, EMEKLİLİĞE VE SİGORTALILIĞA ETKİSİ
9. YAŞ DEĞİŞTİRME DAVASI YARGITAY KARARLARI
 


1. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASI NEDİR?


Yaş düzeltme davası; bir kimsenin yaşının ve doğum tarihinin nüfus kütüğüne maddi hata sonucu yanlış yazılması üzerine yetkili mahkeme kararı ile düzeltilmesi için açılan dava türüdür. Günümüzde pek çok insan, nüfus kütüğüne geç kaydedilmekte veya erken kaydedilerek kayıtlardaki yaşları gerçek yaşlarını yansıtmamaktadır.

Anne ve babanın çocuğu nüfusa geç kaydettirmesi ya da çocuk doğmadan önce ölen bir kardeşinin nüfusuna kaydetmesi veya nüfus kütüğüne kayıt esnasında memurların hatalı bir tarih girerek yaşı olduğundan büyük ya da küçük olarak kaydedilmesi durumları ülkemizde sık Bu durumlar sebebiyle kişiler mağduriyet yaşabilmektedir.

Nüfus kayıtlarında gerçek doğum tarihi yer almayan kişilerin mağduriyet ve hak kaybı, yaşamaması için yaş düzeltme davası kurumu mevcuttur. Böylece bu durumdaki kişiler dava açarak gerçek doğum tarihinin tespit edilerek nüfus kaydının düzeltilmesini mahkemeden talep edebilmektedirler.


2. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASININ ŞARTLARI


Yaş büyütme ve yaş küçültme işlemi için belli bazı sıkı şartlar vardır. Bu şartlar yerine getirilmediği takdirde dava reddedilecektir. Yaş büyütme ve yaş küçültme şartları şunlardır;

- Hastane, sağlık ocağı ya da doğumhane gibi doğum kayıtlarının tutulduğu kurumlarda doğmamış olmak. (İlgili kurum kayıtları kesindir.)
- Yaş değiştirmek isteyen şahıs, beyan ettiği asıl yaşın görüntüsüne uygun olmalıdır.
- Yaş değiştirmek isteyen şahsın dış görünüşü nüfusta kayıtlı yaşa uygun olmamalıdır.
- Yaş değiştirme talep eden kişinin, beyan ettiği yaşta bir kardeşi olmaması gerekmektedir.
- Yaşını küçültmek için, nüfusa yazımdan önceki tarihte doğduğunu iddia etmemelidir.
 

3. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME


Yaş Düzeltme davası, 6100 sayılı HMK madde 382’ de çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmiştir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 36’ da, ad ve soyad değişikliklerine ilişkin davaların asliye hukuk mahkemesinde görüleceği belirlenmiştir. Bu bakımdan görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu ifade etmek gerekecektir.

5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36. maddesinin 1/a bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahısların yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenle yaş düzeltme davalarında yetkili mahkeme, talep sahibinin yerleşim yerinde yani ikametgahında bulunan asliye hukuk mahkemesidir. Bu yetki kamu düzeninden olup hâkim tarafından resen dikkate alınmalıdır.
 

4. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASI TARAFLARI


Yaş düzeltme davasında davacı, Mahkemeden isminin değiştirilmesini talep eden kişidir.
Yaş düzeltme davası açma hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan davacı sıfatı da, adı değiştirilecek kişiye aittir. Dava ehliyeti olmayan kişiler bakımından ise anne ve babanın velayeten dava açması mümkündür.

Davalı ise, ismin değiştirilmesi talebinde bulunan kişinin kayıtlı olduğu nüfus idaresi olacaktır.
 

5. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASINDA KANUN YOLLARI


Çekişmesiz yargı kararları da diğer yargı kararları gibi yazılır. Çekişmesiz yargılamada, kararlara karşı sadece yargılamada yer alan değil, aynı zamanda yargılamada yer almasa dahi hukuki yararı olan ilgililer de kanun yoluna başvurabilir. Kanun yoluna başvuruda süre, kararı öğrenmeden itibaren iki haftadır. Çekişmesiz yargı kararlarına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir ve kural olarak temyiz yolu kapalıdır.

Yani sonuç olarak yaş düzeltme davasının reddi halinde tarafça arzu edilmesi halinde kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.
 

6. ÇOCUĞUN YAŞ DEĞİŞTİRME DAVASI


Evlilik birliği içerisinde dünyaya gelen çocuğun velayetini, anne ve baba birlikte kullanmaktadır. Bu durumda anne ve baba, müşterek çocuğun yaşının düzeltilmesi davasında da birlikte hareket etmelidir. Eşlerden birinin çocuğun yaşını düzeltmek istememesi durumunda ortak bir karar verilmeli veyahut ortak karar verilemiyor olması durumunda eşler birlikte ya da ayrı olarak hâkimin müdahalesini talep edebilir.

Müşterek çocuğun velayeti anne ve babadan birine verildiği durumlardaysa velayet sahibi olan taraf, çocuğun bakımı, eğitimi, gelişimi gibi konularda tek başına söz sahibi olmaktadır. Bu doğrultuda velayet hakkı kendisine verilmiş olan taraf, hâkimin müdahalesi davası açmasına gerek olmadan, yaş düzeltme davasını tek başına açabilir.


7. İKİNCİ KEZ YAŞ DEĞİŞTİRME DAVASI


Nüfus Hizmetleri Kanunumuzun 36. maddesinde yer alan eski hükme göre yaş düzeltme davası yalnızca 1(bir) kere açılabilmekteydi. Ancak Anayasa Mahkemesinin 30.03.2012 tarihli ve 2011/34 E., 2012/48 K. sayılı isim değişikliğine ilişkin kararı ile yine Anayasa Mahkemesinin 06.01.2016 tarihli ve 2013/2414 başvuru numarası sayılı yaş değişikliğine ilişkin kararları sonrasında bu durum değişiklik göstermiş ve artık haklı sebeplerin varlığı halinde yaş düzeltme davalarının birden çok defa açılabilmesi mümkün hale gelmiştir.

Dolayısıyla, güncel uygulamada yaş düzeltme davalarının birden çok kez açılması mümkündür. Zaten Nüfus Hizmetleri Kanunumuzun 36. maddesinin 1. fıkrasının b. bendine getirilmiş olan düzenleme ile de bu durum açıklığa kavuşmuştur.

Fakat uygulamada hakimlerin çoğu zaman ikinci defa açılan yaş düzeltme davalarını reddetmesi nedeniyle bu tip davalar açılırken uzman avukat desteği alınması hak kaybına uğranmaması açısından lehe olacaktır.


8. YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) DAVASININ ASKERLİĞE, EMEKLİLİĞE VE SİGORTALILIĞA ETKİSİ


Yaş değişikliğinin askerliğe olan etkisi Askerlik Kanunu’nun 81. maddesinde düzenlenmiştir.  Bu kanun maddesi uyarınca askerlik çağından sonra yapılan yaş düzeltmelerinin askerliğe herhangi bir etkisi olmayacaktır. Bu durumda yaşı düzeltilen kişinin değişiklik önceki yaşı askerlik konusunda dikkate alınacaktır.

Kanun askerlik çağına girmeden önce yaşını büyütenlerin değişiklik yapılan yaşlarının askerlik konusunda kabul edileceğini belirtmiştir. Örneğin nüfus kayıtlarında 18 yaşında olan kişinin dava sonucunda yaşı büyütülerek 21 yapılırsa bu kişinin askerlik işlemleri başlatılır.

Bedelli askerlikte ise askerlik çağına girmiş kişilerin yaptıkları yaş değişiklikleri herhangi bir etki yaratmaz. Fakat askerlik çağına girmeyen kişinin yaşının büyütülerek askerlik çağına girmesi bedelli askerlikten faydalanmasını sağlar. Yani askerlik çağından önce yaşı büyütülen kişi bedelli askerlikten yararlanabilir.

Yaş büyütme ve yaş küçültmenin emekliliğe ise bir etkisi bulunmamaktadır. Yaşını büyüten kişinin daha erken, yaşını küçülten kişinin daha geç emekli olması gibi bir durum söz konusu olmamaktadır. Bu konuda Anayasa Mahkemesinin de kararları mevcuttur. Yaşı değişen kişinin emekliliğinde değişimden önceki yaşı baz alınır.

Özetlemek gerekir ise kişinin ilk defa sigortalı olduğu tarihte, nüfus kayıtlarında hangi tarih yazıyorsa (doğum tarihi) emekli olma yaşı da buna göre tayin edilecektir. Sonradan mahkeme kararıyla yapılan düzeltmeler dikkate alınmayacaktır. Yani sigortalı olarak çalışılmaya başlanılan tarihten sonra yaş düzeltme yapılmışsa bu emeklilik yaşını ve süresini etkilemeyecektir. Ancak daha önce hiç sigortalı olunmamışsa ve yaş değişikliği sigortalı olma tarihinden önce yapılmışsa bu durumda değiştirilen yeni yaş, emeklilik süresinde dikkate alınacaktır.


9. YAŞ DEĞİŞTİRME DAVASI YARGITAY KARARLARI


Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2017/6725 Esas ve 2017/17658 Sayılı Kararı

“…Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili …’ün 20.04.1971 olan doğum tarihinin 05.01.1968 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde … İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 21.02.2014 tarihli cevabına göre; 20.04.1971 … doğumlu…’ün 20.04.1974 tarihinde… İlkokuluna kayıt olduğu ve 09.05.1980 yılında mezun olduğu resmi kayıtların incelenmesinden anlaşıldığı, ilgiliye ait öğrenci kütük defter fotokopisi ile diploma defteri fotokopisinin gönderildiği anlaşılmaktadır. Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar, diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim taleple bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre ve öteki kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar vermek durumundadır. Her ne kadar 25 yaşından sonra yaş tespitinin yapılamayacağı Yargıtay uygulamalarında tespit edilmiş ise de, dosyada mevcut diploma suretinin incelenmesinden, davacının nüfustaki kayıtlı doğum tarihine göre 3 yaşında iken ilkokula kaydı ve 9 yaşında ilkokul diploması almaya hak kazandığı görülmekte bunun ise hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı açıktır. Bu itibarla; Mahkemece, bu yukarıda belirtilen kayıtların davacıya ait olup olmadığı üzerinde durularak, doğum tutanağı tanıkları ve varsa davacının göstereceği tanıkları da dinlendikten sonra davacının yaşının tespiti için tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek yaşı konusunda heyet raporu alınması ve davacının göstereceği tüm deliller toplanarak oluşacak kanaate göre bir karar vermek gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir…”

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2018/3841 Esas, 2018/5474 Karar

“Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesiyle şüpheli hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan hazırlık soruşturması başlatılmıştır. Mağdurun yaşı, fiziki hali ve görüntüsü nedeniyle yaşıtlarından büyük göründüğü tespit edilmiştir. İlgili devlet hastanesine sevk edilmesiyle mağdurun kemik yaşının 18-22 yaş aralığı ile uyumlu olduğu, nüfus kayıtlarının ise gerçeği yansıtmadığı saptanmıştır. Davacılar tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde davalının nüfus kaydının gerçeği yansıtmadığı, doğum tarihinin gün ve ay baki kalarak yaş düzeltme talebiyle dava açılmıştır. Mahkeme, davalının yerleşim yerinin başka bir ilde olması nedeniyle yetkisizlik kararı vermiştir. Ancak diğer mahkeme de yapmış olduğu araştırmada yaşadığı ilin ilk açılan mahkemede olduğunu belirterek karşı yetkisizlik kararı vermiş olduğundan yetki ve görevsizlik uyuşmazlığını incelemeye almıştır.

Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun m. 36/1- (a) bendinde, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltmeyi isteyen Cumhuriyet savcılarının yerleşim yerindeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği hüküm altına alınmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun m. 19/1 hükmüne göre ise yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Yargıtay, netice itibariyle kesin yetki bulunmadığından ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın görülerek sonuçlanması gerektiğini belirterek oy birliği ile karar vermiştir.”

FATİH DURAK & PARTNERS HUKUK BÜROSU MÜVEKKİLLERİNE GENİŞ VE KAPSAMLI HUKUKİ ÇÖZÜMLER SUNAN LİDER BİR HUKUK BÜROSU OLUP; UZMAN EKİBİMİZ, YÜKSEK KALİTEDE HUKUKİ HİZMETLER SAĞLAMAK İÇİN BİLGİ BİRİKİMİ, DENEYİM VE TUTKUYLA DONATILMIŞTIR.

YAŞ DÜZELTME (YAŞ BÜYÜTME – YAŞ KÜÇÜLTME) İLE İLGİLİ DAHA AYRINTILI BİLGİ ALMAK VE DAVA AÇMAK İÇİN WEB SİTEMİZİN İLETİŞİM BÖLÜMÜNDEN İRTİBATA GEÇEBİLİRSİNİZ.




 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

  • Web Sitemiz Yenilendi
    Siz değerli ziyaretçilerimize daha kullanışlı bir web sitesi hizmeti verebilmek için web sitemizi tamamen yeniledik.
  • Kiracının Tahliye Edilmesi
    Türk Borçlar Kanunu'nun 13. maddesi; kiracının, kira bedelini ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu ifade etmektedir. Buna göre kiracı, kira sözleşmesinde belirtilen tarihlerde kira bedelini tam olarak ödemekle sorumludur.
  • Kira Farkı Alacağı Davası
    Kira sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinde yer alan hükme göre; "Mal sahibinin kiracıya bir şeyi kullanmak üzere yararlanmayı, kiracının da karşılığında kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi kabul ettiği bir sözle?
E-Bülten
E-Bülten Aboneliği
Duyurular ve yeniliklerden haberdar olmak için e-bültenime kayıt olun.