+90 216 606 55 00

Bankanın Mal Varlığında Eksilme Yargıtay Kararı

Bankanın Mal Varlığında Eksilmeye ilişkin sebepsiz zenginleşme konusunu içeren Yargıtay Kararı detaylarını sizlerle paylaştık, yaşadığınız problemlerde hukuki destek almak istediğinizde FD Partners Hukuk Bürosu'na ulaşabilirsiniz.

13. Hukuk Dairesi         2013/29017 E.  ,  2014/30788 K.

MAHKEMESİ : Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2012
NUMARASI : 2005/939-2012/515


Taraflar arasındaki alcak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Ş.. Ş.. vekili avukatı G. B.. ile davalılar F.. Ö.. ve diğerleri vekili avukat C. Ö..'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, dava dışı çalışanı E. K..'nun bankalarının Polatlı şubesinde yönetmen yardımcısı sıfatı ile görev aldığı dönemde müşterileri adına “Şekerkur” sisteminden döviz alım satımı yaparken şube ekranından birden fazla sayıda açarak işlem yapacağı döviz cinsini seçtiğini ve açtığı bu ekranlarda döviz kurunu sabitlediğini, gün içinde oluşan kur değişimine göre müşteri lehine kur avantajı yakaladığında daha önceden sabitlediği kurdan efektif alım satım işlemlerini gerçekleştirip onayladığını böylelikle 2003 ve 2005 yılları arasında banka çalışanının yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle bankanın mal varlığında eksilmeye karşılık davalıların mal varlığında toplam 181.747,11 TL haksız ve sebepsiz zenginleşme meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davalılar H.. B..'den 1.000 TL, R.. N..'ndan 250,00 TL, M.. Ö..'den 450,00 TL, S.. Ö..'den 6.300,00 TL, F.. Ö..'den 1.000,00 TL, E.. Ö..'den 1.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL banka zararının temerrüt tarihinden itibaren en yüksek banka kredilerine uygulanan faizi ile tahsilini istemiş, 03/04/2007 tarihli ıslah dilekçesi ile miktarı 181.747,11 TL ye çıkarmıştır.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı banka ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı, mudileri olan davalılar aleyhine açtığı davasında; dava dışı banka personelinin sistemden (banka şube ekranı) döviz alım ve satım işlemini yaparken bankacılık Sistemine aykırı bir şekilde talimatın girilip işlemin yapıldığı anda alınması yada satılması gereken döviz işlemlerini, kurdaki oynaklığı avantaja çevirmek için o anda onaylamayıp işlem saatinden sonra dövizin yükselmesi veya düşmesine bağlı olarak işlem menüsündeki onay tuşuna bastığı böylece dövizdeki kur farkından haksız kazanç sağlandığını ileri sürerek talepte bulunmuş, mahkemece Polatlı İş Mahkemesinin 2006/9 esas 2008/89 karar sayılı dava dışı çalışan aleyhine açılan davada 181.747,11 TL tazminata hükmedilerek zararın karşılandığı, BK 61. maddesine göre sebepsiz zenginleşme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.  818 sayılı Borçlar Kanununun 61 inci maddesinde, "Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisap eden kimse, onu iadeye mecburdur" denildiği hâlde, öğreti ve uygulamada ortaya çıkan yeni anlayışa uygun olarak 6098 sayılı BK nın 77 nci maddesinin birinci fıkrasında "Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür." denilmektedir. Sebepsiz zenginleşmenin kanunda düzenlenmesinin amacı, iki mal varlığı arasındaki sebepsiz değer kaymasının geri verilmesinin sağlanmasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin işlevi uğranılan kayıpları gidermek değil hukuki bir sebebe dayanmaksızın başkası sayesinde elde edilen menfaatleri bu kişiye nakletmektir. Zenginleşenin geri verme borcunun doğumu için kusurlu olması şartı aranmamaktadır. Aksi takdirde bu kurum kusur şartı aranmayan bir haksız fiil türü halini almış olurdu. Mahkemece fakirleşme şartının gerçekleşmediği ve bankanın zararını dava dışı çalışanın karşılaması konusundaki tazminat kararı gerekçe gösterilerek istem reddedilmiş ise de dava dışı çalışan hizmet sözleşmesini, özen yükümlülüğünü usulsüz ve haksız eylemiyle ihlal etmesi sonucu tazminata mahkum olmuştur. Eldeki davanın hukuksal nedeni sebepsiz zenginleşme olduğundan o davada zararın hüküm altına alınması sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayalı eldeki davanın açılmasını engellemez. Tarafları da farklı olduğundan maddi anlamda kesin hüküm de teşkil etmez ancak Yargıtayın kökleşmiş uygulamasına göre eldeki davada güçlü delil oluşturur.

Davalıların zenginleşmesine neden olan sebebin geçerliliği kesinleşen mahkeme kararıyla ortadan kalktığına göre zenginleşmenin kapsamının tayini gerekir. Bilirkişiler zenginleşmenin gerçekleştiğini beyan etmişlerse de davalıların malvarlığında oluşan çoğalma ile azalmanın karşılaştırmasını yapmamışlardır. Zenginleşme bir başka şahsın malvarlığındaki fakirleşmenin karşılığı olarak ortaya çıkmışsa o zaman iade borcundan bahsedilir. Böylece kazanç ve farkın oluşturacağı sonuç, zenginleşmeyi ortaya koyacaktır. O halde fakirleşme ile zenginleşmenin karşılaştırıldığı bir rapor alınmalıdır. Bunun için dosyanın aynı bilirkişilere tevdi ile 2003- 2005 yılları arasında davalı hesap sahiplerinin bankada bulunan paralarını ne şekilde değerlendirdiği saptanmalı, 2013/29017-2014/30788
vadeli vadesiz faiz, fon, tahvil vb gibi yatırım enstrümanı kullanılıp kullanılmadığı da araştırılarak o dönem itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı, davacı bankanın ve devlet tahvillerine uyguladığı faiz oranları, TL karşısında kullanılan döviz kurları tespit edilip, davalıların bankadaki döviz alımına esas olan hesaplarının ağırlıklı kullanılan yatırım araçlarıyla değeri bulunduktan sonra malvarlığının ulaşacağı değer ile zenginleşmenin gerçekleştiği işlemlerin yapıldığı tarihler arasındaki ulaştığı değer arasındaki fark hesaplattırılmalı, zenginleşmenin kapsamı bu şekilde belirlenerek iade borcu ortaya çıkarılmalıdır. Eşdeyişle davalıların bankadaki malvarlığı iktisaptan sonra ifade ettiği değer ile bu iktisap gerçekleşmeseydi taşıyacak olduğu değer farkı araştırması sonucu zenginleşme fakirleşmeden azsa mesele yoktur. Sadece zenginleşme tutarı istenecektir. Fakat eğer zenginleşme tutarı fakirleşmeden çoksa fakirleşme tutarından fazla kısım sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenemez. Gerçi çok kere zenginleşme fakirleşmeye karşılıktır. Nitekim bilirkişi raporuyla sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği kazandırmadan davalıların davacıya karşı sorumlu olduğu da belirlenmiş ise de davalıların sorumlu olduğu miktar bu şekilde belirlenmemiştir. Öte yandan davalıların ‘banka zararını’ karşılayacaklarını içeren yazılı başvuruları konusunda araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

2- Bozma nedenine göre davalıların temyizinin incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına bozulmasına, 2- Davalıların temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına, 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 24,30 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

E-Bülten
E-Bülten Aboneliği
Duyurular ve yeniliklerden haberdar olmak için e-bültenime kayıt olun.