+90 216 606 55 00

Paydaşlığın Satış Suretiyle Giderilmesi Yargıtay Kararı

Ortaklık davalarını ele aldığımız bu günlerde FD Partners Hukuk Bürosu olarak en yeni içeriğimiz Paydaşlığın Satış Suretiyle Giderilmesi Yargıtay Kararı sizlerle. Detaylara göz atabilirsiniz.

7. Hukuk Dairesi         2021/6650 E.  ,  2021/2652 K.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi


Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.11.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.05.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar ve vekilleri tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; İzmir ili, Menderes ilçesi, Develi Mahallesi 108 ada 1 parsel (eski 211 parsel) sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... ve ...; dava konusu taşınmaz üzerindeki 5 dönüm kapalı seranın ve 120 metre derinliğindeki su pompasının sahibi olduklarını bilirkişi raporunda bu hususun göz önüne alınmasını istediklerini dile getirmişlerdir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, bir kısım davalılar ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmişlerdir.

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 612.maddesine göre; en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından ret olunan miras sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. En yakın yasal mirasçılardan maksat miras bırakanın ölümünde doğrudan doğruya mirasçılık sıfatını kazanan mirasçılardır.

Somut olaya gelince;

1-Tapu kayıt maliki ...´e ait Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.03.1999 tarihli 1998/337 Esas, 1999/83 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre murisin çocukları ... ve ...´in muristen evvel ölmüş olmaları nedeniyle eşlerinin mirasçı olamadığı, babası ...´e ait 07.10.2011 tarihli 2011/925 Esas ve 2011/954 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre ise torunları ... ve ...´in eşlerinin mirasçı olarak tayin edildiği iki veraset ilamı arasında bu nedenle çelişki olduğu, her iki mirasçılık belgesinden hatalı olan mirasçılık belgesinin iptali için ilgili tarafa süre verilerek doğru mirasçılık belgesi temin edildikten sonra buna göre bir karar verilmesi gerekir.

2-Öte yandan tapu kayıt maliki ...´in en yakın yasal mirasçılarının tamamı mirası reddettiğinden Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi´nin 25.05.2016 tarihli 2012/484 Esas ve 2012/704 Karar sayılı ek kararı ile ...´den kalan terekenin tasfiye işlemlerini yapmak ve hukuk davalarında terekeyi temsil etmek üzere Av.Şener Çakar´ın atandığı anlaşıldığından tereke temsilcisinin de davaya dahil edilmesi gerekmektedir.

3-Son olarak Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin geri çevirme kararı üzerine dosyaya eklenen güncel tapu kaydına göre davada taraf olmayan hissedarlar bulunduğu anlaşıldığından mahkemece güncel tapu kayıtları yeniden temin edilerek davada taraf olmayan başkaca hissedarların olup olmadığı araştırılarak davada taraf olmayanlar var ise bu hissedarlara da usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildikten sonra işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik taraf teşkili ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar ve bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının yatıranlara iadesine, 03.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

  • Eski Kiracıya Ait Borç Emsal Karar
    Eski Kiracıya Ait Borç Emsal Karar detaylarının yer aldığı bu içeriği FD Partners Hukuk Bürosu sitesinde incelemektesiniz. Daha fazlası için avukatlarımıza danışabilirsiniz.
  • Ticareti Davalarda Zorunlu Arabuluculuk
    Ticareti davalarda zorunlu arabuluculuk ve Türk hukuk sisteminde alacak veya tazminat taleplerine yönelik ticari davaların başvuru öncesi zorunlu arabuluculuk sürecine tabi tutulması, mevcut uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan önce arabuluculuk yoluyla ç
  • Anonim Şirketlerde Genel Kurul Kararlarının İptali
    Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının iptali hukuki açıdan önemli bir konudur. Anonim şirketlerde yönetim kurulu, kanun ve esas sözleşme çerçevesinde genel kurula bırakılan konular dışında işletme faaliyetleriyle ilgili karar alma yetkisine sahiptir
E-Bülten
E-Bülten Aboneliği
Duyurular ve yeniliklerden haberdar olmak için e-bültenime kayıt olun.