+90 216 606 55 00

İcra Hukukunda İmzaya İtiraz

İcra hukukunda yer alan imzaya itiraz hakkı borçlu şahsa yöneliktir. Borçlu kişi herhangi bir belge üzerinde kendine ait olmayan imza için itiraz dilekçesi oluşturabilir. İcra takibi almış borçlu ödeme tebligatına itirazda bulunabilir. Bunun yanında imza itirazında da bulunmak isterse bu durumu ayrı ve net bir şekilde belirtmesi önemlidir. İtiraz yapılırken senet veya belge üzerindeki imza (şahsıma ait değildir ya da imza sahtedir )şeklinde açıklama yapılmalıdır.
Borçlu kişi icra takibi süreci içinde yalnızca borca itiraz edip imzaya itirazda bulunmazsa imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiş olur. Bu durumda da borçlu sorumlu tutulduğu imzadan kendisinin olmasa bile kendisininmiş gibi işlem görür. İcra takip süresinde eğer borçlu noterde onaylanmış bir imzaya sahipse borçlu ödeme emrine ve imza yetkisine itirazda bulunamaz. Bu tarz itirazlar icra mahkemesinin inceleyeceği bir durum değildir.

Belgede bulunan imzaya yapılmış itiraz takibi durdurmayabilir. Bazı durumlarda satış hariç tüm işlemler durabilirken bazı durumlarda da takip tamamen durabilmektedir. Kimi durumlarda da takip hiçbir şeyden etkilenmez. Bu durum tamamen olay ve olgulara göre değişkenlik gösterir. Yapacağınız itirazların sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için hak kaybından doğan olumsuz durumların yaşanmaması için iyi bir icra avukatından yardım alabilirsiniz. Hukuk alanında yılları aşmış tecrübemiz ve hizmet farkımızla tüm hukuki işlemlerde yanınızda olmaktayız. Web sitemizin iletişim bölümü üzerinden bize ulaşarak bilgi edinebilir ya da ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.


İmzaya İtiraz Süreci


İmzaya itiraz süreci takip ve niteliğe göre farklılık gösterebilir. Bono veya kambiyo senetleri için yapılacak itirazlara beş gün süre verilmiştir. Fakat ilamsız bir takip süreci bulunuyorsa bu süre yedi gün olarak belirlenmiştir. Belirlenen süreler olaylara göre değişkenlik gösterebilir. Dolayısıyla itiraz durumlarında süre dikkate alınmalıdır. İcra müdürlükleri itiraz süresini yakından takip eder. Eğer borçlu belirlenmiş süre içerisinde itirazda bulunulmadıysa itirazı kabul edilmez ve takip süresi işlemeye devam eder.

Borçlu kişiler elinde olmayan nedenlerden dolayı imzaya itiraz edemeyebilir. Bu konuda bazı düzenlemeler yapılmıştır. Eğer borçlu bir neden dâhilinde itirazda bulunamamışsa sonradan itiraz edebilir. Ancak borçlu kişi engelin oluşmasında kusurlu sayılırsa itirazı gerçekleşmez. Ağır hastalık durumu yüzünden borçlu kişi imza itirazında bulunamadıysa bu durum engel olarak kabul edilir. Engelin kalkmasının ardından üç gün içerisinde itirazını tamamlayabilir. Fakat başvurular icra dairesine değil genel mahkemeye yapılmalıdır. Eğer mahkeme borçlunun itirazını haklı bulursa belirlenmiş süre içinde kabul eder ve itiraz işlemleri yürütülür. Mazeret kabul edilmediği takdirde ise itiraz reddedilerek takip işlemleri sürdürülür. Web sitemizde yer alan whatsapp hattı ve telefon numarası üzerinden icra hukuku alanında uzman avukatlarımıza ulaşabilir, hukuki danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.


Alacaklı Şahsın İmza İtirazına Karşı Hakları


Borçlu, alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde ödeme ya da imza itirazında bulunma hakkına sahiptir. İmza İtirazı esnasında borcuna yönelik itirazda bulunmuş ise takip durdurulur. Bunun üzerine alacaklı itiraz iptali için dava açma hakkına sahiptir. Dava sonucunda ise imza itirazı geçici olarak kaldırılır. Ardından imza durumu incelenmeye alınır. Yani borçlu kişi mahkemeye gelerek sağ ve sol eliyle atmış olduğu imzaları incelenir. Ayrıca daha önceden başka yerde kullanılan imza örnekleri de incelenerek karşılaştırma yapılır.

Yapılan inceleme neticesinde imza borçluya ait çıkmaz ise itiraz reddedilir. Borçlu lehine alacaklı iyi niyetli olsa bile yüzde yirmilik ücret hükmedilir. İmza borçluya ait olursa itiraz geçici olarak kaldırılır. Alacaklının talebiyle birlikte borçlunun aleyhine yüzde yirmilik tazminat cezası hükmedilir. İcra hukuku ile ilgili tüm konularda daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz en kısa sürede hukuk büromuzu arayarak randevularınızı oluşturabilirsiniz.
 

 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

  • Anonim Şirket Kuruluşu Danışmanlığı
    Anonim şirket, genellikle orta ve büyük ölçekli yatırımcıların tercih ettiği bir şirket türüdür. Yeni Türk Ticaret Kanunu ile birlikte limited şirketlere benzerlik gösterse de, daha iyi bir yönetim modeli sağlaması nedeniyle tercih edilmektedir.
  • İstanbul Göçmenlik Avukatı
    Ülkemizde çok sık karşılaştığımız bir durum olan göçmenlik konusunda gerekli hukuki düzenlemeler yapılarak uygulamaya konulmuştur.
  • Vatandaşlık Avukatı
    Ülkemizde yabancıların sayısının her geçen gün artmasıyla vatandaşlık avukatı hizmeti, İstanbul genelinde en sık ihtiyaç duyulan hizmetlerden birisi haline gelmiştir.
E-Bülten
E-Bülten Aboneliği
Duyurular ve yeniliklerden haberdar olmak için e-bültenime kayıt olun.